Menu

Genç ve Güzel Bir Cildin Sırrı: Yüz Yogası

O tescilli bir güzel... ‘2006 Miss. Turkey Güzellik Yarışması’ birincisi. Profesyonel olarak modellik yapıyor ve sporsuz bir yaşam düşünemiyor. Merve Büyüksaraç, bundan böyle her sayıda Spa&Wellnes okurlarıyla güzellik sırlarını ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak özel bakım önerilerini paylaşacak… İlk konumuz yüz yogası…

Sizlerle paylaşacağım bu ilk yazıda güzellik konusunu ele alacağım, ancak güzellik pek çok alana yayıldığı için, her sayıda bir tema üzerinden yola çıkacağım. Bilmenizi isterim ki, sizlere vereceğim her tavsiye ve öneriyi kendi hayatımda uzun zamandır deniyorum. Hatta denemekle kalmıyor, daha iyi uygulamak için işin uzmanlarının ders veya seminerlerine katılıyorum. Güzellik ürünleri veya estetik cerrahi alanında oldukça bilgim olmasını ise bundan iki sene önce bir sağlık kanalında çektiğim ve sunuculuğunu yaptığım programa borçluyum. Program süresince 100 operatör doktor ve 80 ünlü isimle röpartaj yapma imkânım oldu. Kimi zaman yazılarımda paylaşmayı hedeflediğim noktalardan biri ise “Bu ünlü ne yapmış da cildi bu kadar güzel?’’ gibi sorularınıza o ünlülerin ağzından cevaplar verebilmek. 

Türk Kadını Güzellik Konusunda Bilinçli

Bu yazıda ele almak istediğim konu ise yüz yogası. Güzellik deyince aklımıza pek çok konu geliyor. Bunları genel anlamda toparlarsak, ilk akla gelenler şunlar; düzenli uyku, stressiz yaşam, cilt bakımı, sağlıklı beslenme, spor yapmak, temiz olmak, düzenli doktor kontrolü yaptırmak.... Aslında daha pek çok şey sayabiliriz. Türk kadınları adına beni en çok sevindiren noktalardan biri ise yıllar geçtikçe bu saydığım maddeler konusunda daha bilinçli olmaları ve farkındalıklarının artmış olması. Çok seyehat edenler bilir, Avrupa’da gördükleri pek çok kadına kıyasla Türk kadını daha bakımlı. Evet, belki spor bilinci olarak onlar bizden fazlasıyla önde olabilir, ama güzellik ve bakım konusunda kimseyi aratmayız.

Asıl konumuza dönersek, yüz yogası ile bundan iki sene önce tanıştım. Yukarıda bahsettiğim program için yoga ve yüz yogası merkezine çekim yapmaya gitmiştik. Nişantaşı’ndaki merkezinde hâlâ ders vermeye devam eden güzeller güzeli Lourdes Julian Doplito Çabuk ile tanışmam bu sayede oldu. Bu kadar zarif ve hoş bir kadınının 67 yaşında olup 5 çocuk ve bir sürü toruna sahip olması beni şoke etmişti. Bana sorsanız en fazla 40 yaşında derdim. Düşüncemi onunla paylaştığımda yüzünde güzel bir gülücükle, “Sen de böyle olabilirsin” cevabını verdi. Peki ama nasıl?

Yüz Yogası Nedir?

Yüz yogası, tarihler boyunca gelişerek bugünlere gelen ve doğru yapıldığında, gerçek anlamda yüzünüzü gergin tutan bir yüz sporu. Çoğumuz yaşantımızda spor yapıyoruz. En basit bir yürüyüşte bile biliyoruz ki bütün bacak kaslarımız çalışıyor. Peki yüzümüz için ne yapıyoruz? Söyleyeyim, hiçbir şey. Sadece yemek yiyor ve konuşuyoruz. Bütün vücudumuz kaslardan oluşuyor, tabii yüzümüz de. O halde yüz kaslarımızı geliştirmek için neden spor yapmayalım?

Yüz Yogası Yanlış Yapılabilir mi?

İnternette yüz yogası ile ilgili pek çok video ve görsel bulabilirsiniz. Ancak ne yazık ki bunların pek çoğu doğru kaynaklar değil. Yüz yogasının amacı yüz altı kaslarını güçlendirmek. Bu kaslar güçlendiği ve şiştiği zaman tıpkı kollarımız gibi cildimiz gerginleşir ve var olan kırışıklık yok olmasa bile bu kırışıklığın derinleşmesini veya yeni kırışıklıkların oluşmasını engeller. Hareketler doğru olmalı. Mesela alın hareketlerinde bazı görsellerde kaşların yukarı kalkması veya çatılmasının alın kaslarını çalıştırdığı söyleniyor. Bu tamamen yanlış bir bilgi. Amaç kırışık yok etmekse, bu hareket sadece alnımızı kırıştırarak daha derin kırışıkların oluşmasına neden olur. Hareketler ancak doğru yapılırsa doğru sonuçlar elde ederiz. Zaten Lourdes Julian Doplito Çabuk, kitabında doğru görsellerle yüz yogasını en basit haliyle öğretiyor.

Örnek Hareketler Neler?

Öncelikle yüz yogasının çok basit olduğunu söylemeliyim. Ben her gün olmasa bile haftada bir kaç gün, günde sadece 3 dakikamı buna ayırıyorum. Hatta araba kullanırken, trafikte beklerken yüz yogası yapmak çok verimli olabilir.

- Dudak çevresi için: Bir kalemi dudaklarınızın arasına alıp ileir geri yaklaşık 20 kere yuvarlıyorsunuz. Dudak çevresinde oluşabilecek kırışık tedavisi için bence çok basit ama mükemmel bir hareket. Zaten kalemi bırakınca daha önce dudak etrafında varlığını bile bilmediğiniz kasların sızladığını hissedeceksiniz.

- Göz kapağı sarkması için: Avuç içlerinizi kaşlarınıza yerleştirip yukarı doğru bir baskı yapıyorsunuz. Bu hareketle gözleriniz kocaman açılıyor ve aşağı bakmanız gerekiyor. Basit görünebilir ancak zor bir hareket. Göz çevreniz, özellikle göz kapaklarınız yoğun çalışıyor.

- Boyun sarkması için: Alt çeneniz kasılı bir şekilde, alt dişlerinizi üst dişlerinizin önüne geçiriyorsunuz. Dudağınız sanki mutsuz dudakmış gibi gözükecek. Sonra tavana doğru bakın. Hatta ayna karşısında yaparsanız, boynunuzdaki her bir damarı ve kası görecek, boynunuzun nasıl gerginleştiğini hissedeceksiniz. Benim en sevdiğim hareket bu.

- Yanak bölgesi için: Bir tane balon alın ve şişirin. Şişince söndürmek için dudaklarınızı aralayın ve balonun içindeki havanın ağzınızın içinden dönüş yapacak şekilde boşalmasına izin verin. Bu işlemi 4-5 kez tekrarlayın. Yanaklarınızın ne kadar yorulduğuna inanamayacaksınız.

Sizlere uzun zamandır yaptığım ve sevdiğim harektlerden yalnızca bir kaçını anlattım. Daha fazlası için kitapçılarda satılan yüz yogası ile ilgili kitaplara veya internette konu ile ilgili videolara bakabilirsiniz.

Yanıltıcı Yorumlara İnanmayın

İnternette yüz yogası ile ilgili araştırma yaptığınızda, “Yüzümde yüz yogasından sonra asimetri oldu” tarzında yorumlarla karşılaşabilirsiniz. Yüz yogasıyla yüzünüzde asimetri olmaz korkmayın. Sporun hangi alanı olursa olsun doğru yaptığınız sürece ne sakatlanırsınız ne de yaralanırsınız. Örneğin koştuğunuz zaman “Sağ bacağım sol taraftan daha çok kaslandı” diyor musunuz? Tabii ki hayır. Yüz yogasında da, yüzünüzün bir tarafını diğer tarafından farklı hale getirmek için yıllarca uğraşıp tek tarafı çalıştırırsanız belki mümkün olur. Dolayısıyla bu tarz yorumlara anlam veremediğimi belirtmeliyim. Siz siz olun, yüzünüzün kaslardan oluştuğunu ve bu kaslara da tıpkı vücudunuzda olduğu gibi spor yaptırmayı unutmayın.

Yastıksız Uyumaya Çalışın

Uyku hepimizin bildiği gibi günün en önemli bölümlerinden biri çünkü büyüme hormonu ancak uyurken salgılanabiliyor. Vucudumuzdaki her sistemin doğru ve zamanlı çalışması için büyüme hormonu şart, aynı zamanda cildimiz için de önemli.

Büyüme hormonu için bir çare üretemeyiz ama doğru uyumak elimizde. Boyun kırışmasını engellemek için yastıksız uyumanızı tavsiye ederim. Sırtüstü yatın ve uyuyun. Başta zorlanabilirsiniz ama zamanla asıl doğru pozisyonun bu olduğunu farkedecek ve eskisinden çok daha kaliteli uyuyacaksınız. Yastık boynumuzun katlanmasına neden olur ve zamanla boyunda çizgiler oluşturur. “Yastıksız uyuyamam” diyorsanız, yastık kumaşınızı mutlaka saten seçin. Saten kumaş kırışmaz, pamuklu kumaşlar yumuşak ve rahat olabilir ancak çok kırışır. Bu kırışıklıklara yüzümüzü koyduğumuzda, cildimizin yastıkla temas eden noktalarında da kırışmalara sebep olur. Ama saten kumaş kırışmadığı için bu durumdan kurtulmuş olursunuz. Uyurken yüzünüzü mümkün olduğunca yastığa değdirmemeye özen gösterin. Örneğin yanağınızı dayadığınız zaman basınçtan yüzünüz katlanır ve burun çevresine doğru baskı oluşturur. Ya da kulağınızın üstüne yatıyorsanız kulaklarınızın katlanmamasına özen gösterin.

Devamını oku...

Paul Emery: “Her insan duygusal detoks yapmalı.”

Kin, öfke, stres, fobiler, önlenemeyen takıntılar, aşk acısı, aşırı yeme isteği, sigara/alkol bağımlılığı, kötü alışkanlıklarlar… Paul Emery, kendi geliştirdiği Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapi tekniğiyle tek seansta yüzde 85 sonuç vaat ederken, şimdi de ilk defa duyacağınız yepyeni bir modelden bahsediyor: “Havenıng Tekniği.” Üstelik boyun ağrısından kronik mutsuzluğa kadar fiziksel ve duygusal rahatsızlıklarda son derece etkili olduğunu söylediği bu enerji iyileştirme modelleri kendi kendimize uygulayabileceğimiz kadar basit yöntemlermiş. Paul bizi, bir çeşit duygusal detoks yapmaya davet ediyor!

Devamını oku...

2014'te Spa & Wellness Trendleri

Sağlıklı yaşam ve spa terapileri artık günlük yaşantımızın bir parçası haline geliyor. Elimizdeki telefona, tablete oyun kılığında girip arkadaşlarımızla "Kim daha sağlıklı yaşıyor" yarışlarına girmemizi sağlıyor. Sadece sağlıklı değil, daha göz alıcı olabilmek için bile spa’ya gitmenin gereği endüstrinin bize aşıladığı mesaj olacak. Bununla birlikte hizmet alanlar daha da bilinçleniyor. Rekabet edebilmek için sadece yaratıcı olmak amacıyla düzenlenmiş karma terapileri sorgulayıp, altında bilimsel dayanak arayan, bunun için kanıt isteyen müşteriler çoğalıyor. Hiç olmadığı kadar çılgın, sınır tanımayan tasarımlarla terapilerin bir parçası olarak sunulan iç mekân düzenlemeleri, sektörde mimari uyanışı müjdeliyor.

Devamını oku...

Robin Sieger: Kader Yok, Yaşam Tasarımı Var!

“Hayatını isteklerine göre tasarla, başarı şans değil tasarım meselesidir” diyor Robın. “Yaşam tasarımı” sözünü kullanmadığı yer neredeyse yok. Kim bu yazar diyenlere özgeçmişini özet geçmeye çalışacağım. Uluslararası klasmanda çok satan yazar kategorisinde, ilk kitabı ‘Doğuştan Kazananlar’ sadece Türkçe’ye değil, 70 ülkede 14 dile çevrilmiş. İngiltere’de ‘Bay Motivasyon’ olarak anılıyor. Mıcrosoft’tan Coca Cola’ya 600 şirketle çalışmış. Motivasyon stratejisti, ‘keynote speaker’, eğitim çözümleri ve yönetici koçluğu hizmeti veren Sıeger Grup’un kurucu başkanı, ama en önemlisi komedyen ruhlu bir danışman! Yaşam tasarımı danışmanı!

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol