Menu

Kıvanç Tatlıtuğ’un Spor Hocalarından: Yepyeni Bir Sen İçin 8 Hafta Yeter!

Onların adını ilk kez ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ sayesinde duyduk. Yakışıklı oyuncu, herkesi hayran bırakan vücudu elde etmek için beslenme uzmanı Karen Hıll ve kişisel antrenör Tony Hıll ile çalışmıştı. ‘8 Haftada Yeni Sen’ kitabı ile daha fazla insana ulaşmayı hedefleyen Tony ve Karen Hıll, sağlıklı bir yaşam için neler yapmamız gerektiğini anlattı.

Herkese yeniden merhaba... Bu sayıda Karen ve Tony Hill ile harika bir söyleşi yaptım. Onları öncelikle Kıvanç Tatlituğ’dan hatırlarsınız. Hani ‘Kuzey Güney’ dizisinde karşımıza harika bir vücutla çıkmıştı ya Tatlıtuğ...  İşte o vücudu Karen ve Tony Hill çiftine borçlu. Karen beslenme uzmanı  Tony ise hayatını spora adamış ve ‘personal trainer’ yani kişisel antrenör olarak uzmanlaşmış biri. Öncelikle söyleşiye Karen’le başlamak istiyorum. Hepimizin hayatta yaptığı birtakım beslenme yanlışları var. İşte Karen bize doğru yolu gösterebilecek ender insanlardan biri.

‘8 Haftada Yeni Sen’ isimli bir kitabınız var, öncellikle kitap hakkında neler söyleyeceksiniz?

Hayat çok kısa ve bu limitli zamanı en verimli şekilde nasıl değerlendiririz diye düşündük. Birlikte çalıştığımız öğrencilerimizin dışında en fazla insana bu kitap ve DVD’lerle ulaşabileceğimize karar verdik... Bu kitabın içinde hem beslenmeyi, hem sporu, hem yaşam tarzını hem de kişisel motivasyonu anlatmaya çalıştık. 8 haftalık bu süre içinde evimize almamız gerekenlerin yer aldığı alışveriş listesinden başlayarak beslenme şekli ve hatta günlük tutabileceğiniz sayfaları bile ekledik… 8 haftada yeni bir yaşam tarzına alıştırmayı planladık.

Neden 8 hafta?

Çünkü 8 hafta alışkanlıkları kalıcı olarak değiştirmek için yeterli bir süre. Daha azı yeterli olmuyor. 5 hafta içinde sigarayı bırakmak bile mümkün. Daha önce 4 haftalık bir program denedik ancak yeterli olmadı. Doğru beslenme programına bünyeyi alıştırmak kesinikle zaman ve disiplin meselesi. Başlangıçta bu beslenme düzenine alışmaya zorlanabilirsiniz ama alışınca ve özellikle bedeninizdeki değişimi fark edince motivasyonunuzun hızla nasıl arttığına inanamayacaksınız.

Hangi ünlü isimlerle çalışma fırsatınız oldu?

Burcu Esmersoy, Wilma Elles öncelikle aklıma gelenler. Ancak en başarılı olduğumuz isim kesinlikle Kıvanç Tatlıtuğ. Çünkü Kıvanç, harika bir öğrenci ve çok disiplinli. Dizi öncesinde bir hazırlık sürecinde olduğundan çalışmak için bol vaktimiz oldu. Burası ABD’ye benzemiyor, çünkü burada iş tarzı farklı. Dizi setlerinin çalışma süreleri belli değil. Zaman belli olmayınca bizimle çalışsalar bile çok verimli olmuyor.

ABD ve Türkiye arasında ne gibi farklılıklar gözlemlediniz?

Öncelikle Türkiye spor bilinci çok gelişmiş bir ülke değil. İnsanlar genelde yaza hazırlık amacıyla geçici diyetler ve kısa süreli sporlar yapıyorlar. Ne yazık ki günlük hayatlarında spor yok. İş anlamında dizi setlerini örnek verirsek, Türkiye’de dizi setlerinin tarihi ve süresi belli olmadığı için oyuncuların sağlıklı beslenme ve düzenli spor yapmaya vakitleri olmuyor. Yapımcı firmalar ise oyuncularıyla ilgilenmediğinden sağlıklı ana yemekler yerine onlara anı geçiştirecek kuru poğaça tarzı yiyecekler sunuyorlar. Kısaca TV sektöründe olanlar, bizimle çalışsalar bile tam verim alamıyoruz.

Sağlıklı bir hayat için neler yapmalıyız?

Doğru beslenme, stressiz yaşam ve spor yapmak şart. Spor disiplinine alışmak en zor kısım diyebilirim. Ben kimseye akşam sporunu tavsiye etmiyorum, çünkü vücudu yaşlandırır. Akşam genelde iş çıkışı spor yapılıyor, ancak vücudun biyolojik saatine göre baktığımızda vücudun inişe geçtiği, yorgun ve kendini uyku haline geçirmeye çalıştığı zaman dilimi bu. Yorgun bir vücutla antrenman yapıldığında ise tam performans alınamıyor ve uyumak isteyen bedeni zorla uyanışa geçirmiş oluyoruz. Bu da en çok beslenme düzenini bozuyor. Acıkan vücut gece yemek yemek istiyor. Ayrıca akşam sporu yağ yakımı için çok etkisiz. Vücut öyle bir mekanizma ki kalori kaybettiği zaman acil enerjiye ihtiyaç duyar ve kanda hazırda olan şekeri yakmak kolay olduğundan, yağ rezervlerini yakmakla uğraşmaz. Sabah sporunda ise önce yağ rezervleri yakılır. Yarım saat yapılan gündüz sporu, akşam yapılan 1.5 saatlik spora denk gelir.

Spor öncesi ve sonrası nasıl beslenilmeli?

Spor ve beslenme bir arada gitmeli. Sağlıklı bir hayatın yüzde 70’i beslenme, yüzde 30’u spordur. Sabah sporu aç iken yapılmalı, çünkü yediklerimizin kana karışması için minimum 3 saat gerekli. Normal şartlarda sporda ihtiyacımız olan enerjiyi bir gün önceki yediklerimizden sağlamamız mümkün. Ancak doğru beslenen bir vücut sporu kaldırır. Spor sonrası öncelikle vücuda ilk protein verilmemeli. Vücut şeker yaktığı için önce karbonhidrat verilmeli. Vücut spor sırasında önce kaslarda var olan şekeri yakar, daha sonra yağ yakımına geçer. Spor sonrası protein alımında ise vücut o proteini önce şekere çevirir, dolayısıyla alınan proteinin kaslara çok faydası olmaz. Kas kaybı olmaması için protein alımı yerine doğru beslenme çok daha önemli. Spor sonrası ise vücudu en rahatlatan şey masaj. Ancak doğru masaj yaptırılmalı. Aksi halde yapılan bazı derin doku masajları sakatlanmalara bile sebep olabilir. Tavsiyem masaj yapan kişinin geçmişine bakmanız. Eğer bir spor takımının masörü ise vücut anatomisi ve sakatlanmalar hakkında bilgisi vardır. En doğru masajın bu şekilde yaptırılabileceğine inanıyorum. Buhar odası veya saunaya girmek de bir seçenek ama bunlar daha çok keyfi diyebilirim.

Kadınlardan duymuşsunuzdur... “Spora gidiyorum ama incelmiyorum . Vücudum sanki şişiyor” yorumu gelir. Buna ne sebep oluyor?

Evet oldukça sık duyuyorum. Bunun sebebi kas alıyoruz ama yağı yakamıyoruz demektir. Bizim amacımız kası korurken yağı yok etmek ya da başka bir deyişle yorganı atıp yerine çarşaf bırakmak. Eğer tam tersi olursa vücut kalınlaşır. Bu durumda yağı yakmak için beslenmeye çok dikkat etmeli. Spor yaparken ise bilinen en doğru ağırlık vücudun kendi ağırlığı. Bu yüzden başka ağırlıklara ihtiyacımızın olmayacağı hareketleri yapmamız gerekir.

Bazı filmlerde ünlüler çok kilo alıp verir, size bu istekle gelen oluyor mu?

Evet Kıvanç geldi. Bu işin doğru yapılması gerekir, ancak Türkiye’de çok zor. ABD’de bir aktörün 20 kilo vermesi gerektiği zaman yapımcı firma ona antrenörünü, diyetisyenini, psikologunu, doktorunu hatta yaşam koçunu bile temin ediyor. Zaten profesyonel bir işte de olması gereken bu. Mesela buna en güzel örnek; son filminde bir AIDS hastasını canlandırması gerektiği için tam 20 kilo veren Mathew McConaughey. Veya ‘Batman’ filmi için tam 6 kere vücut değiştiren Christian Bale. Vizyona giren filmler bize sanki art arda gibi gelse de aralarında en az iki sene olur. İki sene ise bir aktörün sağlıklı bir şekilde kilo alıp vermesi için yeterli bir süre.

Şimdi biraz’da Tony Hill ile konuşalım… Öncelikle yakın zamanda ikincisi çıkan DVD’niz ‘TK 500’ ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Öncelikle 30 dakikada 500 kalori yakmaya yönelik bir DVD. Noter huzurunda denendi ve onaylandı. Kişinin tam 500 kalori yakmasını sağlayan bir egzersiz turu. En önemli noktası ise ‘TK 500’le çalışırken sadece kendi vücut ağırlığınızla çalışıyor olmanız. Spor yapmak bir yaşam tarzıdır. Bazen spor salonunda saatler harcarsınız, ancak sadece iki kilo verirsiniz ve vücut şeklinizde bir değişim olmaz. İnsanların yanıldığı nokta tam olarak bu. Herkes egzersizin etkilerini spor sırasında hemen görmeyi hedefler. Ama doğru yapılan egzersizin etkilerini egzersiz sırasında değil sonrasında görürsünüz. Düzgün ve sağlıklı anatomi için doğru egzersiz yapmanız gerekir. Birkaç kilo kaybetmenin önemi yok, önemli olan vücut görüntünüzün değişiyor olması. ‘TK 500’de kendi ağırlığımızı kullanarak maksimum sonuç elde etmeyi hedefledik.

Kimlerle çalışıyorsunuz?

Öncellikle insanlar beni seçip benimle çalışabileceklerini sanıyor ancak yanılıyorlar. Öğrencilerimi her zaman ben seçerim ve herkesle çalışmam. Bunun için kişiye birtakım sorular sorarım. Öncelikle neden benimle çalışmak istediklerini öğrenirim. Benim inancıma göre kişi ne istediğini bilmeli. Değişim içten dışa olur. Zayıf olmak, fit veya sağlıklı olduğunuz anlamına gelmez. Sadece yağ yakmayı ve kilo vermeyi hedeflemek size sağlıklı ve fit bir görünüş sağlamaz. Zayıf ama yağlı olabilirsiniz hatta kaslı ama kilolu olabilirsiniz. Vücut yağ, kas ve sudan oluşan inanılmaz bir kombinasyondur. Ancak bunlar doğru oranlarda olduğu zaman iyi bir vücuda sahip olursunuz.

Diğer sorduğum soru ise ağırlık kaldırmak mı yoksa vücut geliştirmek mi istedikleri? İnsanlar vücut geliştirmeyi ağırlık kaldırmakla aynı sanıyor, ancak değil. Vücut geliştirme için doğru spor yapmalı ve iyi beslenmelisiniz. Ağırlık kaldırmak içinse sadece daha fazla ağırlığa odaklanmalısınız. İkisi tamamen farklı konseptler. Vücut kaslansın diye insanlar uzun saatler spor salonunda kalıyor. Belki 20 şınav, 20 squat, 50 mekik gibi hem zor hem uzun vakit alan hareketler yapıyorlar ve sonuçta maksimum 300 kalori yakmış oluyorlar. TK 500’ü noter huzurunda denerken 510 kaloriyi 30 dakikada yaktım. Tabii yakılan kalori kişinin vücut tipine, ağırlığına ve spor geçmişine göre değişir. Benim gibi ağır ve kaslı biri muhtemelen zayıf birinden daha fazla kalori yakar ama ortalamada herkes 500 kalori yakıyor.

Bana gelenler yoga ve pilates yaptıklarını ve zor antrenmanlara alışık olduklarını söylüyorlar. Hemen onlara bir test yapıyorum. 20 push up (şınav) yapmalarını istiyorum ve çoğu zaman yapamıyorlar. Ve sanırım utançlarından olsa gerek o an benimle çalışmak istemiyorlar. En önemlisi ben sizinle ilgilenecek kişi değilim… Önce siz kendinizle ilgilenirseniz ben size doğru yolu gösteren kişi olurum. TK 500’le insanların vücudu değişiyor. Bizler trainer değil koçuz. İkisi çok farklı şeyler. Trainer size yapmanız gerekeni söyler ama koç sizi anlayan kişidir. O sizin zaaflarınızı ve acılarınızı bilir.

TK 500’ü Karen’ın kitabıyla bir arada uyguladığınızda çok daha hızlı sonuçlar alırsınız. Çünkü bu kitap diyet kitabı değil. Diyet farklı bir şey. İnsanlar diyet adına detoks yapıp vücutlarına zarar veriyorlar. Sadece meyve sebze suyu içip bir de tonla para harcayıp vücutlarının hiç ihtiyacı olmayan şeylerle besleniyorlar. Egzersiz size hayat verebilir ama hayatınızı da alabilir. Vücudunuz iyiyse kilonuz hakkında endişelenmeniz gerekmez. Türkiye’de gençlerin sorunu bence özgüvensiz olmaları. Vücudu güzel ama sanki çok kilolu ya da deforme vücutlara sahipmiş psikolojisiyle gelen insanlar oluyor. Onların öncelikle psikolojilerinin düzelip özgüvenlerinin artmasını sağlamak isterim. Altyapısı olup üzerine biraz sporla harika vücutlara kavuşan öğrencilerim oldu. Sadece kendinize inanıp güvenmeniz yeterli.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık