Menu

Yıldızın Dünyası: Pürüzsüz Bir Cilde Sahip Olmak İçin

Cilt güzelliği sadece pahalı kremler sürmekle olmuyor. Beslenmeden uykuya, spordan stressiz bir hayata kadar pek çok şeye dikkat etmek gerekiyor. Ünlü oyuncu WIlma Elles, Spa&Wellness okurları için pürüzsüz bir cilde sahip olmanın püf noktalarını yazdı…

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Bu konuda özellikle biz oyuncular, sürekli araştırıyor, yenilikleri takip etmeye çalışıyoruz. Artık HD kameralar ile minicik gözenekler bile görülebiliyor, bu nedenle pek çok kolay yöntem öğrendiğimi söyleyebilirim. Ve bu yöntemleri sizinle de paylaşmak istiyorum. Umarım beğenir ve onlardan faydalanabilirsiniz...

Bu yöntemleri iç ve dış faktörler olarak ikiye ayırabiliriz. Ama unutmayın, hepsi aynı derecede önem taşıyor. 

1. Uyku Çok Önemli

İlk sırada düzenli bir uykuyu sayabiliriz. Butün gün yaşadığımız stres, güneş ışınları, kirli hava, egzoz gazları cildimize zarar veriyor. Gece dinlenen cildimiz böylece tekrar tamir ediliyor. Gergin olan kaslar rahatlıyor ve yüzümüz tekrar masum bir ifade kazanıyor. Böylelikle kırışıkların oluşması azalıyor. 7-8 saatlik bir uyku, vücudumuz ve beynimiz için olduğu kadar cildimiz için de çok önemli.  Uyku süresinin dışında yastığımızın temiz olmasına da dikkat etmeliyiz. Ben, her iki ya da üç günde bir yastık kılıflarını değiştiriyorum. Toz ve bakteriler ciltte bulunan hücreleri kirletebilir, minik sivilceler oluşabilir. Yastık kılıfları, çarşaf ve nevresimleri yıkarken mümkün olduğunca hassas bir çamaşır tozu kullanmanızda fayda var.

Yastık kılıfı seçerken kesinlikle düz ve yumuşak bir kumaş tasviye ediyorum, sert veya dalga yapan bir kumaş yüzünüzde kırışıklar oluşmasına sebep olabilir. 7-8 saatlik bir uyku (karanlık, sakin bir odada), temiz bir ortam ve yüzünüzu rahatlatan, baskı yapmayan bir yastık gibi faktörler güzel bir cilt için yüzde 30 oranında etkilidir.

2. Doğru Yiyecek ve İçecekler

Vücudumuz, metabolizma akışını cilt üzerinden yapıyor. Mesela cildimiz güneş ışıklarından D vitamini üretiyor ve oksijen alıyor, zararlı maddeler dışarı atılıyor. Bu akışlara yardım edebilmek için öncelikle bol su içmek gerekiyor (günde 2-3 litre). Özellikle uykuda cildimiz kendisini yeniliyor, bu nedenle ona iyi malzeme verirsek parlak, dolgun ve pürüzsüz bir cilde sahip olabiliriz.

Bol sebze ve meyve tüketmek bu anlamda cildimiz için çok gerekli. Sebze, meyve ve kuruyemiş cildimizi tamir etmemizi sağlıyor. Sebze ve meyve tüketirken farklı renklerde olmalarına, aynı şekilde kuruyemişlerin de çeşitli olmasına dikkat etmeliyiz. Ama uzak durmamız gereken bir renk var, o da beyaz: Beyaz un, fazla tuz, şeker…

Şeker cildi yaşlandırdığı için özellikle uzak durulması gerekiyor. Sigara ve alkolden de kesinlikle uzak durmalıyız. Her zaman taze, doğal besinler tüketmeye dikkat etmeliyiz.

Bitkisel (fasulye, nohut vs.) ve hayvansal (et, balık, yumurta, süt) proteinler cildin inşaat malzemeleri. Ama karbonhidratların da çok işlenmiş olmayanları, örneğin kepekli ürünler cilt için çok faydalı.

Cilt güzelliğimiz için bağırsak sağlığına da çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bağırsaklarımızın düzenli çalışması için probiyotik alabiliriz. Uzmanlar her gün ya da iki günde bir probiyotik yoğurt yenmesini tavsiye ediyor. Yoğurt dışında probiyotik içeren ve Türkiye’de çok tüketilen bir yiyecek daha var: Turşu. Turşu hem cildimiz hem de bağışıklık sistemimiz için faydalı.

3. Ruh Beslenmesi

Cilt sağlığımız için vücut beslenmesinin yanında ruh beslenmesini de unutmamamız lazım. Biliyoruz ki vücut, beyin ve ruh her zaman bir bütün olarak çalışıyor. Cildin en sevmediği şey stres. Çünkü stres kasları gerginleştiriyor ve kırışıklar oluşuyor. Cilde uygulanan estetik ameliyatların yüzde 90’ı zaten bu kasların rahatlamasını hedefliyor. Örneğin botoks, bazı noktalarda sinirleri etkisiz hale getiriyor ve böylelikle hemen kaslar rahatlıyor. Ama o zaman da doğal yüz ifademiz kaybolabiliyor, çünkü mimiklerin ihtiyacı olan bazı kaslar da gevşemiş oluyor ve kullanılmaz hale geliyor. Bu nedenle en doğal yöntem, bu kasları gerginleştiren durumlardan kaçınarak kaşlarımızı fazla çatmamak! Örneğin güneş ışınlarına maruz kalınca gözlerimizi kısıyoruz, eğer güneş gözlüğü takarsak hem gözlerimizi korur hem de kırışıklık oluşumunu engelleyebiliriz. Spor ve dinlenme ile bu kasları tekrar rahatlatabiliriz. Yoga bu konuda en uygun spor olarak biliniyor çünkü vücut kaslarının rahatlamasını, gevşemesini ve esnemeyi sağlıyor.

Nefes yöntemleri de aynı şekilde ruhumuzu rahatlatır. Örneğin en etkileyici olan yöntem; bir burun deliğini kapatıp öbür burun deliği ile nefes vermek, sonra tekrar nefes almak ve bu defa öbür burun deliğinden aynı işemi tekrarlamak… Ayrıca mumlarla hazırladığımız dinlendirici bir ortam ve rahatlatan renkli kıyafetler de ruhumuza iyi gelecektir.

4. Spor

Herkes biliyor ki fit ve formda bir vücuda sahip olmak cilt güzelliğimiz açısından da çok önemli. Spor kan akışımızı daha aktif bir hale getiriyor, en küçük damarlara bile oksijen dolu kan ulaşıyor. El ve ayaklarımız soğuksa ısınıyor, bu kan bütün damarları temizliyor ve metabolizmayı hızlandırıyor. Yanaklarımız al al oluyor, daha sağlıklı bir görünüme kavuşuyoruz. Spordan sonra cildimiz parlak ve temiz görünüyor. Örneğin ben fotoğraf çekiminden önce cildim tazelensin diye mümkün olduğu kadar temiz havada hızlı bir yürüyüş yapıyorum. Ama dikkat etmemiz gereken bir nokta var; spordan sonra cilt gözeneklerimiz açık olduğu için temiz olmayan bir elle cilde dokunmamak lazım. En iyisi spor yaptıktan sonra yüzümüzü hemen temizlemek.

5.Cilt Temizliği

Cildimizin temizliği her zaman çok önemli. O kadar çok ürün kullanıyoruz ki; makyaj temizleme losyonları, tonikler, serumlar, kremler… Ve sonra gazetelere dokunduğumuz elimizle yüzümüze dokunuyoruz! O zaman da sivilce gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Cildimizi her zaman temiz tutmalıyız. Makyaj yapmadan ya da krem sürmeden önce ellerimizin mutlaka temiz olması gerekiyor. Ben yüzüm için her gün küçük temiz bir havlu kullanıyorum ve mutlaka yastık kılıflarımı sık sık yeniliyorum. Eğer cildim için özel bir şey yapmak istiyorsam, buhar odasına ya da saunaya gidiyorum, böylece bütün hücreler temizlenmiş oluyor. Bebek gibi bir cilde sahip olmak istiyorsanız, her hafta ya da iki haftada bir size de tavsiye ediyorum.

6. Dış Bakım

Çok güzel ciltleri olan ve daha ileri yaştaki kişilere sordum. Bazıları hayat boyu sadece bir krem kullanmışlar, bazıları dönem dönem farklı kremler kullanmışlar bazıları da hayatları boyuncu hiç krem kullanmamışlar… Bu konuda ortak bir tavsiye yok yani. Ancak kremin her zaman çok ince ve hafif dokunuşlarla, yüze masaj uygulanarak sürülmesi gerektiği bir gerçek. Ayrıca kremlerin cilt tipine uygun seçilmesi gerekiyor. Ben nerede olursam olayım mutlaka her sabah güneş koruyucu bir krem sürüyorum.

Cilt bakımında doğal malzemelerden faydalanabilirsiniz. Cilde en iyi gelen doğal malzeme: Bal. Ama doğal olmalı, şeker içermemeli. Duşta ya da banyoda yarım kaşık balı krem gibi cildinize sürebilir, 3-5 dakika beklettikten sonra yıkayabilirsiniz. Mükemmel bir sonuç alacaksınız! Haftada bir uygulamanızı tavsiye ediyorum! Arada bir bala tarçın da ekleyebilirsiniz, tarçın tıpkı spor gibi kan akışının hızlanmasına yardımcı oluyor. Eğer çok fazla makyaj yapıyorsanız ara sıra uygulayacağınız bir yoğurt maskesi iyi gelebilir, cildinizin ph değerini tekrar ayarlayabilir. 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık