Menu

Sağlıklı Beslenmenin Formülü: Sıfır Yağ, Sıfır Şeker ve Yulaf Kepeği

Tüm dünyada Dukan diyeti olarak bilinen metodun yaratıcısı Dr. Pierre Dukan'ın, ülkemizde de binlerce takipçisi var. Kasım ayında ülkemize gelen ünlü Fransız doktor, Türkiye'de yanlış anlaşılmaktan, 'Bay Protein' olarak anılmaktan biraz şikayetçi. "Oysa ben protein kadar sebzelere de önem veriyorum. Yulaf kepeği tüketmelerinden bahsediyor, baharatların önemini anlatıyorum." diyor ve önemli bir uyarıda bulunuyor: "Türk insanı şekeri ve unu çok seviyor ama bunlardan mümkün olduğunca uzak durulmalı."

Dünyaya Dukan metodunu tanıtarak, milyonları forma kavuşturan, kitaplarıyla sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı olarak sunan ve imkânsız sanılan kiloların gözle görülür şekilde verilmesini sağlayan ünlü Fransız Doktor Pierre Dukan, kasım ayında Türkiye’ye geldi, İstanbul Akasya Acıbadem’de takipçileriyle buluştu. Biz de Dr. Dukan ile Spa & Wellness okurları için özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Dukan diyetini oluşturma fikri nasıl ortaya çıktı?
Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra bir hastam yanıma gelip kilo vermek için benden yardım istedi. Her şey o cümle ile başladı: “Pierre, her şeyi yasakla ama eti yasaklama, et yemeden yaşayamam.” Ben de ona bir hafta boyunca sadece et yemesini ve bol su içmesini söyledim. Bir hafta sonrasında karşıma 5 kilo vermiş olarak geldi. İnanamadım, ikimiz de hayretler içerisindeydik. İkinci hafta diyet programına biraz sebze ekledim. Daha sonrasında o zayıflamaya devam etti, ben de araştırmalarıma başlayarak 20 yıllık diyetime o gün adım atmış oldum. Kilit noktayı bulmuştum ve oradan devam ettim. ‘Atak’ ve ‘seyir’ evreleri kendiliğinden gelişmişti. Başka bir hastamın verdiği kiloları geri almasıyla da ‘güçlendirme ve tam koruma’ evreleri üzerinde çalıştım. Protein ve sebzelerin yanında yulaf kepeği ve yürüyüşler ile yaratmış olduğum diyet programı, milyonları ideal kilolarına ulaştırıyor.

Dukan diyetini bir cümleyle nasıl özetlersiniz?
Milyonları forma kavuşturan, sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı olarak benimseten ve imkânsız sanılan kiloların gözle görülür şekilde verilmesini sağlayan bir metottur.

Sizce neden bu kadar ilgi gördü? Böyle bir ilgi bekliyor muydunuz?
Metodum üzerinde çalışırken böyle ilgi olacağını, milyonları etkileyeceğimi az çok tahmin etmiştim. İşe yaradığına tanık olmak beni mutlu ve gururlu hissettiriyor. Diyetimde sebze ve protein konusunda belirli bir limitim yok. Diyeti uygulayanlar zayıfladıklarını ilk 4 günde görebiliyorlar. Sonuçta tartıda kilo kaybettiğinizi görmek sizi motive eder ve ilgiyi arttırır.

Obezite tüm dünyada ciddi bir sağlık sorunu olarak gündemde. Sizin de bu konuda yıllardır sürdürdüğünüz araştırmalar var. Obezite hangi aşamada, ne kadar önlenebilir? Öncesinde ve sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?
Obezite çok ciddi ve üzerinde durulması gereken bir hastalık. Ben de bu konu ile ilgili araştırmalarımı sürdürüyorum. Obezite, anne karnında bebek 6 aylıkken başlayabiliyor. 70’li yıllarda bebekler ortalama 3 kg ağırlığında doğarken, günümüzde bebekler 3.5 kg üzerinde doğuyor. Annelerin hamilelik sürecinde beslenmelerine dikkat etmesi gerekiyor. Kendisinden çok bebek için yararlı besinleri tercih etmeleri gerekli. Yağ ve şekerden uzak kalmak gerekiyor. Annenin hamilelik döneminden tutun da, çocuklarımızın okulda, ara öğünlerindeki beslenme şekillerine kadar dikkat etmemiz lazım.

Farklı protein diyeti uygulamaları da var. Dukan diyetinin onlardan farkı nedir?
Öncelikle Dukan diyetini bir protein diyeti olarak kısıtlamak doğru olmaz. Diyetimin sadece protein ağırlıklı olarak algılanması beni üzüyor. Çünkü diyetim ‘atak’ evresi dışında sebze ağırlıklı ve 4 evreden oluşuyor. İlk 2 evre protein ağırlıklı beslenerek kilo vermek için, diğer 2 evre ise protein ve sebze tüketerek kilonun korunması için geliştirildi. Üstelik bunları yaparken 100 izinli yiyeceği istediğiniz kadar tüketmeniz mümkün.

Fazla protein alımının ileride ciddi sağlık sorunlarına neden olacağını söyleyip protein diyetlerini eleştirenler de var. Onlara neler söylemek istersiniz?
Protein, direnci yükselttiği için uzun süre tokluk hissi verir. Kas kaybı ya da deri sarkmasına sebep olmadan zayıflamaya yardımcı olur, aynı zamanda oldukça sağlıklı bir besindir. Tabii ki sadece proteinle beslenmek doğru olmaz. Sebze, meyve ve karbonhidratlara da yer vermek gerekir. Protein yanında, günlük su tüketiminiz 1.5-2 litre olduğu sürece sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Siz diyetinizde özellikle yulaf kepeğini ön plana çıkarıyorsunuz? Yulaf kepeğinin önemi nedir?
Sağlıklı beslenmenin formülü “Sıfır yağ, sıfır şeker ve yulaf kepeği.” Yulaf kepeği şeker emilimini yavaşlatıyor, kolesterolü düşürüyor, boşaltım sistemine yardımcı oluyor ve mideyi doldurarak uzun süre tokluk hissi veriyor. Bunların yanı sıra vücut için antioksidan özelliğine sahip en özel besinlerimizden biri. Daha sayamadığım birçok faydası var aslında... Demek istediğim yulaf kepeği sağlığımız için oldukça faydalı. Yulaf kepeği ile yulaftan almak istediklerimizin çoğunu alırken karbonhidrat ve yağ oranını azaltmış oluruz. Düzenli olarak yulaf kepeği kullanımı ile LDL (kötü huylu) kolesterolde yüzde 10’a varan düşüş ve kalp damar hastalığı riskinde azalma sağlanıyor.

İşin en zor kısmı kilo vermekten çok verilen kiloyu hayat boyu koruyabilmek değil mi? Bu gerçekten mümkün olabiliyor mu? Bu süreçte neler tavsiye ediyorsunuz?
Çok doğru. İdeal kilonun hayat boyu korunması oldukça zor. Öncelikle kendimizi sevmemiz ve önemli olduğumuzu hissetmemiz gerekiyor. Bedenimiz için sağlık en başta gelmeli. Doğru ve zamanlı beslenmenin yanında zararlı besinlerden uzak durarak kiloyu korumak mümkün. Günlük yaşamınızda bol su tüketmenizi, bununla birlikte saf protein, sebze ve yulaf kepeğini öneriyorum. Meyve olarak da muz, kiraz ve üzüm hariç tüm meyveleri yiyebilirsiniz. Bu süreçte beslenmenin yanında spor yapmayı da ihmal etmemek gerekiyor.

Dünyanın her yerinden diyetinizi uygulayan insanlar var. Çok etkilendiğiniz ve unutamadığınız özel bir hikâye ile karşılaştınız mı?
Meslek hayatım boyunca milyonlarca hikâye dinledim. Metodum insanların hayatını nasıl değiştiriyorsa, o insanların hikâyeleri de benim hayatımı etkiliyor. Madrid seyahatim sırasında bir taksi şoförüyle tanıştım. Metodum sayesinde 110 kilo vererek hayata yeniden bağlandığını söyledi. Önceden ciddi sağlık problemleri yaşamış, yürümekte zorluk çekmiş, çalışamıyormuş hatta arabaya bile sığamıyormuş. Şu an gayet formda gözüküyor. Çalışamıyorken verdiği kilolar sayesinde taksi şoförlüğü yapmaya başlamış hatta evlenmiş ve bir kız çocuğu var.

Türkiye’de de Dukan diyeti oldukça popüler, birçok insan tarafından uygulanıyor. Burada nasıl izlenimler edindiniz? Türk insanının beslenme alışkanlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de binlerce takipçim var. Diyetim sayesinde hayata yeniden tutunan insanlarla tanıştım. Ama burada genel olarak yanlış anlaşıldım. Beni “Bay Protein” olarak adlandırdılar. Oysa ben protein kadar sebzelere de önem veriyorum. Yulaf kepeği tüketmelerinden bahsediyorum. Baharatların önemini anlatıyorum. Türk insanı şekeri ve unu çok seviyor. Benim onlara önerim şekerden ve undan mümkün oldukça uzak durmaları. Elbette yemeden olmaz ama minimuma indirilmesi taraftarıyım.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık