Menu

Bir Zayıflama Yöntemi Olarak Detoks

Detoks beslenmesinin ülkemizde ve tüm dünyada tartışılan bir konu olduğunu görüyoruz. Zayıflamak için başvurduğumuz yerlerde, "Önce birkaç günlük detoks programıyla başlıyoruz" cümlesini sıkça duyar olduk. Peki nedir bu detoks?

Yazı: Dyt. Canan Aksoy

Detoks, ‘detoksifikasyon’ kelimesinin kısaltılmasıdır. Detoksifikasyon ise vücuttaki toksik maddelerin karaciğer, akciğer gibi organlar tarafından daha az toksik bir maddeye çevrilerek atılması sürecidir. Bu metabolik bir süreçtir.

Peki, bu toksik maddeler vücudumuza nasıl girer? Toksik maddeleri vücudumuza besinler, besinlerin tarladan sofraya kadar geçen sürecindeki aşamalarda (tarım ilaçları, su ve topraktan geçiş, pişirme yöntemleri sırasında oluşan kimyasal süreç), besinlerin işlenmesi, raf ömrünün artırılması için kullanılan kimyasallar, hava-su kirliliği, sigara-alkol-madde kullanımı ve vücuttaki katabolizma (yıkım sürecinde) sırasında ortaya çıkan kimyasal ürünler olarak alırız.

Toksik Maddeler Nasıl Atılır?

Bu toksik maddeleri vücudumuzdan atmak için çalışan bir savunma sistemimiz ve metabolik faaliyetlerimiz vardır. Karaciğer, toksik maddelerin daha az toksik hale gelmesini sağlayan başlıca organımızdır. Karaciğerde ayrışan toksik maddeler daha az zararlı hale getirilerek, terleme, idrar ve dışkı yoluyla atılır. Sağlıklı bir insanda tüm bu sistemin (terleme ve boşaltım sistemi) çalışmasıyla beraber, toksinler vücuttan atılır. Atılmayan, bir şekilde hücre içine giren toksik maddeler için de vücudumuz savunma sistemini (bağışıklık sistemi, immün sistem) devreye sokar. Savunma sisteminin en önemli oyuncuları antioksidan vitamin ve minerallerdir. Antioksidan vitaminler A, C ve E vitaminleridir. Antioksidan mineraller ise, çinko, selenyum, krom, demir, magnezyumdur. Bunların dışında vitamin ve mineral olmayan fitokimyasal dediğimiz daha küçük bileşikler vardır; domatese kırmızı rengini veren likopen, havuç ve pek çok turuncu-sarı meyve ve sebzede bulunan flavonoidler. Fitokimyasallar da savunma sistemini destekler ve çalışmasına katkıda bulunurlar. Vücudumuzun temel detoksifikasyon işlemleri, sağlıklı olduğumuz zaman çalışır ve bizi korur.

Detoksa Zaman Sınırlaması

Detoks programlarına baktığımızda hep bir zaman sınırlaması vardır; 1 gün, 3 gün, 5 gün, 7 gün şeklinde… Son zamanlarda bu zaman sınırlamasının dışında ayın dolunay, yarımay veya kozmik olanları da çıktı. Neden zaman sınırlaması olduğunu hiç düşündünüz mü? Zaman sınırlaması vardır, çünkü bu diyetlerin çoğu çok düşük kalorili diyetlerdir, hayatla bağdaşmazlar. Yeterli besin öğesini ve enerjiyi almadığınız için bu programla gündelik hayatınızı yürütemezsiniz. Uzun sürdüğünde vücudunuzda bunun yan etkilerini hissetmemenize imkân yoktur. Enerjisi çok düşük olduğu için, düşük tansiyon, baş dönmesi, yorgunluk hissi ilk etapta karşınıza çıkacaktır. Uzun süreli olduğunda bunlara kas kaybı, esansiyel yağ depolarının kaybı, saç ve tırnak dökülmeleri, mide ve bağırsak problemleri, anemi de eşlik etmeye başlayacaktır…

Bağırsak Sağlığına Dikkat!

Kısa zamanda verilen kilonun acı sonuçlarıdır bunlar. Bir hafta boyunca çiğnenecek bir besin tüketilmemiştir. Sebze –meyve suları ve bitki çaylarıyla yaşanmıştır o zaman dilimi. Halbuki günlük protein, karbonhidrat ve yağa ihtiyacımız vardır. Vücudumuz muhasebesini günlük tutar. Bugün protein almadık mı? O zaman kaslarımızı yakar. Yeterli yağı almadık mı? Esansiyel (gerekli) yağ dokumuzu yakar. Yeterli beslenmediğimiz yetmiyormuş gibi, ya bağırsak hareketini artıran bitki çaylarıyla, ya da lavman (kolon hidroterapisi ve kolon temizliği de deniliyor) yoluyla bağırsak sistemimiz de bozulur.

Bağırsaklarımız aynı zamanda vücudumuzun boşaltım sistemidir. Yaşayan bir sistemdir. Bağırsaklarımızda vücudumuz için yararlı bir sürü bakteri bulundururuz. Bu bakteriler bazı vitaminlerin (K ve B) sentezini yapar, bağışıklık sistemimizi güçlendirir, sindirim sorunlarını engeller. Lavman veya bitki çaylarıyla aşırı çalışan veya yapısı bozulan bir bağırsak sisteminden bu faydaları görmemiz mümkün değildir. Son zamanlarda prebiyotik ve probiyotik ürünlerin ne kadar önemli olduğuyla ilgili pek çok yazı ve bilimsel literatür yayınlanıyor. Bu sistemin var olan yapısını bozmak, bile bile bağışıklık sistemine atılmış bir virüs programına benzer.

Sağlıklı detoksifikasyon için vücudumuzun temel işlevlerini yerine getirmesini sağlamamız gerekir. Sağlıklı bir terleme ve sağlıklı bir boşaltım sistemi çok önemli. Ayrıca bağışıklık sistemimizi destekleyecek şekilde beslenmeliyiz. O yüzden sürekli bir sağlıklı ve dengeli beslenmenin hayat tarzı olmasından bahsediliyor. Bu şekilde beslendiğimizde sistem en güzel şekilde işleyecektir. Bunun için herkesin farklı gereksinimlere, farklı şartlara sahip olduğunun unutulmaması gerekir.

Boşaltım ve Bağışıklık Sistemimizin İyi Çalışması İçin Neler Yapmalıyız?

  • Günde 5-6 kere idrara çıkacak kadar sıvı tüketin. İdrar renginizi kontrol edin, açık-soluk sarı tabir edilecek bir renkte olmalıdır. Sağlıklı sıvıları tercih edin, suyu hayatınızın baş tacı yapın.
  • Bağırsaklarınızın boşaltım süreci günlük olsun. Kabızlık problemi çekiyorsanız, günde 5-7 porsiyon meyve-sebze-salata tüketip tüketmediğinizi ve su içip içmediğinizi kontrol edin. Düzenli tuvalet alışkanlığınız beslenmenizle sağlanmıyorsa mutlaka bir doktorla görüşün.
  • Teknoloji, iş temposu, araba kullanımının artmasıyla, artık daha az hareket ediyoruz. Klimalar sayesinde sıcakla daha kolay baş ediyoruz. Haftada 2-3 gün spor yaparak ter atın, sauna veya sıcak banyoyla değil. Terlemek en iyi detoksifikasyon yollarından biridir, ancak doğal yollarla olduğunda.
  • Sigara –alkol kullanmayın, kullanıyorsanız da azaltın.
  • Besinleri pişirirken, mangal, isleme, direkt ateşe tutarak pişirme yöntemlerini tercih etmeyin. Haşlayın, sebzeyle ve sebze suyuyla pişirin, fırınlayın.
  • Yiyecekleri pişirirken, yakmayın, kahverengileştirmeyin.
  • Rafine edilmiş, saflaştırılmış besinleri daha az tercih edin. Kabuklu pirinç, bulgur, tam tane ekmekleri gibi daha saf ürünleri tercih edin.
  • Yenebilen sebze ve meyveleri kabuklarıyla yemeye özen gösterin.
  • Sezonundaki meyve ve sebze ürünlerini tercih edin ve mutlaka çeşitlendirin.
  • Salatalarınız rengârenk olsun, ne kadar çok renk varsa alacağınız vitamin-mineral- fitokimyasal çeşitlenecektir.
  • Kuru baklagiller içerdiği posa açısından suyu bünyelerine hapseder ve şişerler, suda çözünmeyen posa bağırsak temizliği için en iyi yöntemdir. Kuru baklagillere sofranızda sık sık yer verin.
  • Günde 5-7 porsiyon sebze-meyve-salata yemek, günlük vitamin ihtiyacınızın karşılanmasına yardımcı olacaktır. Üç ana öğününüzde mutlaka salata bulundurun, günde en az bir porsiyon sebze ve en az iki renk mevsim meyvesi tüketin.
  • Her besin grubundan mutlaka tüketin. Et, sebze, meyve, ekmek, yağ ve süt grubundan gereksiniminiz kadar tüketin.
  • Prebiyotik ve probiyotik içeren ürünleri tüketin (Yoğurt, ayran, kefir, müsli).
  • Bitki çayları tüketirken, bağırsak floranızı bozmayacak olanları tercih edin. Sinameki çayından uzak durun. Rezene, nane, kekik, ıhlamur gibi bitki çaylarını tüketin. İçeriğini bilmediğiniz bitki çaylarını içmeyin. Her bitki çayı size iyi gelmeyebilir; unutmayın zehir de bitkilerden yapılabiliyor.
  • Zorunlu olmadıkça, (ameliyat veya teşhis yöntemleri gibi) lavman veya kolon hidroterapi uygulamayın.
  • Doğal besinleri tercih edin.
  • Unutmayın, beslenmeniz size özeldir ve herkesin gereksinimi farklıdır.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık